Darp izleri ve alçılı ayağa rağmen ‘darp yoktur’ raporu

Paylaş:
ÇEWLÎG - Cizîr’de gözaltında işkenceye maruz kalan Mahir Can Ada’nın avukatı Yusuf Çakas, vücudundaki ağır darp izleri ve alçılı ayağına rağmen “darp ve cebir yoktur” raporu düzenleyen doktor hakkında “görevi kötüye kullanma” suçundan suç duyurusunda bulunduklarını söyledi.
 
Şirnex’in Cizîr (Cizre) ilçesinde 12 Temmuz’da "örgüte katılacağı" iddiasıyla gözaltına alınan Mahir Can Ada, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Cizîr’deki kontrol noktasında gözaltına alınan Ada’nın, zırhlı araç içerisinde ağır işkenceye maruz kaldığı belirtildi. Edinilen bilgilere göre, zırhlı araçta yüzüstü yere yatırılan Ada'nın ayak bileklerine basıldı ve ölümle tehdit edildi. Şiddet uygulandığı sırada zırhlı aracın kameralarının kapatıldığı da iddia edildi. 
 
Gözaltı sonrası sevk edildiği Cizre Devlet Hastanesi’ndeki doktorlar tarafından darp raporu verilmeyen Ada, daha sonra götürüldüğü Şırnak Devlet Hastanesi'nden darp raporu aldı. Şırnak İl Emniyet Müdürlüğü'ndeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Ada tutuklanarak cezaevine gönderildi.
 
Ada’nın avukatı Yusuf Çakas ile konuya dair görüştük. 
 
 
İŞKENCE SIRASINDA ‘KAMERA KAPATILDI’ İDDİASI 
 
Müvekkilinin geçmişte haksız yargılamalar nedeniyle uzun yıllar cezaevinde kaldığını belirten Çakas,  "Müvekkilimiz cezaevinden çıktıktan sonra ailesiyle bir araya gelmiş, sosyal yaşamına dönmüştür. Federe Kürdistan Bölgesi’ne geçiş yapmak üzere seyahat ettiği esnada kaynağı son derece şüpheli ve uyduruk bir ihbarla yeniden hedef alınarak Cizre’deki kontrol noktasında gözaltına alınmıştır" dedi. Gözaltına alınmasının ardından Ada’nın ağır şiddete maruz kaldığını söyleyen Çakas, "Müvekkilimiz hem panzer içerisinde hem de emniyet binasında kolluk görevlilerinin ağır işkence ve kötü muamelesine maruz kalmıştır. Zırhlı araçta yüzüstü yere yatırılarak ayak bileklerine basılmış, ölümle tehdit edilmiş ve şiddet uygulandığı sırada zırhlı aracın kameraları kapatılmıştır. Müvekkilimiz şu anda bir ayağı alçıda, sırtında ve vücudunun çeşitli yerlerinde ağır morluklarla cezaevinde bulunmaktadır" diye belirtti. 
 
‘ÖRTBAS EDİLMEYE ÇALIŞILIYOR’
 
İşkencenin örtbas edilmeye çalışıldığını savunan Çakas, Cizîr ve Şirnex devlet hastanelerindeki çelişkili raporlama sürecine dikkati çekti. Çakas, "Cizre Devlet Hastanesi’ndeki doktorlar tarafından, vücudundaki ağır darp izlerine ve alçıya alınan ayağına rağmen gerçeğe aykırı bir şekilde 'darp ve cebir yoktur' raporu düzenlenmiştir. Bu rapor, işkencenin organize bir şekilde örtbas edilmeye çalışıldığının açık kanıtıdır. Müvekkilimiz ancak daha sonra götürüldüğü Şırnak Devlet Hastanesi'nden darp raporu alabilmiştir. Görevini kötüye kullanarak sahte rapor düzenleyen ilgili hekim hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur" ifadelerini kullandı. 
 
Gözaltı gerekçesi olan "örgüt üyeliği" iddiasının asılsız olduğunun anlaşılması üzerine Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı’nın adli kontrol kararıyla serbest bırakma kararı verdiğini belirten Çakas, serbest bırakılmadan gerçekleşen ikinci gözaltı sürecini şu şekilde açıkladı: "Müvekkilimiz serbest bırakılmadan, apar topar bu kez Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 'polise mukavemet' iddiasıyla yeniden gözaltına alınmıştır. Bu durum, işkence iddialarının basına yansımasının ardından emniyet ve savcılığın geliştirdiği bir rövanş ve intikam hamlesidir. Kolluk, uyguladığı şiddeti meşrulaştırmak için her zaman başvurduğu 'bize mukavemet gösterdi' bahanesine sığınmıştır. Bir insanı ayağı alçıya alınacak derecede darp edip ardından 'bize direndi' diyerek tutuklatmak, cezasızlık politikasının tipik bir yansımasıdır."
 
‘MAHKEME DE ORTAK OLDU’
 
Cizre Sulh Ceza Hakimliği’nin tutuklama gerekçesine değinen Çakas, mahkemenin delil karartılmasına ortak olduğunu belirtti. Çakas, "Gerekçede, 'henüz kamera görüntülerinin dosyaya gönderilmemiş olması' bir tutuklama nedeni sayılmıştır. Kolluk, olay anına ait kamera görüntülerinin dosyaya girmesi durumunda müvekkilin nasıl vahşice darp edildiği ortaya çıkacağı için bu görüntüleri sunmamaktadır. Savcılık ve mahkeme ise delil sunmayan kolluğu korumak adına müvekkilimizi tutuklayarak adeta bu delil karartma sürecine ortak olmuştur” dedi. 
 
KAMUOYUNA ÇAĞRI
 
Hukuksuz tutuklama kararına karşı Cizre Sulh Ceza Hakimliği nezdinde itirazda bulunduklarını, işkence faili polisler ve sahte rapor düzenleyen doktor hakkında ise suç duyurusunda bulunduklarını kaydeden Çakas, şöyle devam etti: "Bu beyanlarımızdan ötürü biz savunmanlara da soruşturma açılması riskinin farkındayız ancak geri adım atmayacağız. Siyasi partileri ve iktidarı Cizre’deki bu özel ve hukuk dışı uygulamaları yerinde denetlemeye; kamuoyunu ve insan hakları savunucularını, işkence, kötü muamele ve cezasızlık politikalarına karşı ses çıkarmaya davet ediyoruz. İşkence insanlık suçudur ve zamanaşımına tabi değildir. Sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız." 
 
MA / Mazlum Bucuka