ANKARA - Süreç kapsamında idari ve yasal adımların atılması gerektiğini söyleyen Saadet Partisi Milletvekili Bülent Kaya, "İdari adımlar anlamında hükümetin artık bir yasal düzenleme beklemesine gerek kalmaksızın hiç olmazsa güven artırıcı bazı adımlar atması lazım" dedi.
Kürt sorununun çözümüne dair güncel gelişmeleri Mezopotamya Ajansı'na (MA) değerlendiren Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Bülent Kaya, Meclis Komisyonu raporunun partilerin asgari müşterekleriyle hazırlandığını söyledi. Komisyon raporunun çoğunluk kararıyla kabul edilmesinin kıymetli olduğunu söyleyen Kaya, "Bu güçlü bir siyasal metindi ve bütün partilerin de buna onay vermesi çok kritik bir eşik için önemli bir aşamaydı. Bundan sonraki süreç, raporda partilerin üzerinde uzlaştığı konulara dair atılması gereken idari ve yasal adımlardır. İdari adımlar anlamında hükümetin artık bir yasal düzenleme beklemesine gerek kalmaksızın hiç olmazsa güven artırıcı bazı adımlar atması lazım. Bunlardan bir tanesi kayyum uygulamalarının sona erdirilmesidir. Bir diğeri Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının uygulanmasıdır. Ayrıca iktidarın bir yasal düzenlemeye gerek kalmayan hususlarda da adımlar atması, sürece olan güveni artıracaktır" diye konuştu.
'MECLİS SÜRATLE YASALAŞMA SÜRECİNE GEÇMELİDİR'
Komisyonun yasal adımlara ilişkin bir çerçeve sunduğunu ve bu çerçevenin dikkate alınarak bir an önce bir eylem planına dönüşmesi gerektiğini söyleyen Kaya, hangi kanunda ne tür düzenlemeler yapılacağına dair bir yol haritasının bir an önce kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini belirtti. Kaya "Meclis süratle yasalaşma sürecine geçmelidir. Sürecin sağlıklı yürümesi için bunların yapılması şarttır" ifadelerini kullandı.
'KENDİ İÇ SORUNLARIMIZI ÇATIŞMA VESİLESİ OLMAKTAN ÇIKARIRIZ'
İran ve Ortadoğu'daki gelişmelere dikkat çeken Kaya, küresel güçlerin istikrarsız ve kaos içerisindeki bölgelere müdahale etmeyi sevdiğini belirtti. Kaya, "Hele ki bu güçler, belli bazı yapılara adeta havuç göstererek daha farklı beklentilerin içerisine sokabilirler. Bu bölgedeki bütün halklar ve örgütler için söz konusu olan bir gerçekliktir. Buradan hareketle de kendi iç cephemizi güçlendirme perspektifini ortaya koymalıyız. İktidarın yaşananlara karşı süratle demokrasiye, hukuka dönüş ve bütün herkesin temel hak ve hürriyetlerden istifade edebileceği bir demokratik cumhuriyeti inşa etmesi, bu konuda bir adım atması gerekiyor. Bu hususlarda etkili adımlar atılırsa en azından bulunduğumuz coğrafyanın bir kaos içerisine çekildiği bir süreçte kendi iç sorunlarımızı bir çatışma vesilesi olmaktan çıkarmış oluruz" diye belirtti.
'SÜRECE BAĞLILIĞI TEYİT EDEN AÇIKLAMALARIN YAPILMASI ÖNEMLİDİR'
Sürecin ağır ilerlediğini, fakat herhangi bir kazaya uğramadığını söyleyen Kaya, "Sürecin bu aşamaya gelmesi önemlidir. Bir yıllık süreçte sonra en azından güven artırıcı bir adım olarak sürece olan bağlılığı teyit eden açıklamaların yapılması da son derece önemli ve kıymetlidir. Ancak Mardin Büyükşehir Belediyesi'ne atanan kayyumun süresinin uzatılmasına dair İçişleri Bakanlığı'nın vermiş olduğu yeni karar az evvel benim de ifade ettiğim güven arttırıcı idari adımlar noktasında maalesef AKP iktidarının henüz yeterince cesur adımlar atamadığının bir göstergesidir. Hele ki iktidar ortağı olmasa da Cumhur İttifakı'nın bir paydaşı olan MHP Genel Başkanı'nın 'iki Ahmet'in bir an önce kendi görevine dönmesi gerekir' şeklinde sloganlaştırdığı kayyum uygulamalarına dair itirazlarının da adeta dikkate alınmadığı görüyoruz. Bu itirazın 2 ay ötelenmiş olmasını elbette güven azaltıcı bir adım olarak okumak lazım. Bunun sürece faydası değil, zararı olduğunu düşünüyorum" şeklinde konuştu.
'SÜRECİN ARKASINDA OLUNDUĞUNUN İFADE EDİLMESİ ÖNEMLİDİR'
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın son mesajında değinen Kaya, "Sürece olan bağlılığın ortaya konulmuş olması, sürecin arkasında olunduğunun ifade edilmiş olması önemlidir. Çatışma ve şiddete asla bir daha dönülmemesine dair güçlü mesajların olması, silahların sadece fiili olarak değil, aynı zamanda zihinlerden de kaldırılması demektir. Bir daha asla ve asla şartlar ne olursa olsun silaha, çatışmaya, şiddete bir dönüş olmaksızın bundan sonraki sürecin yürütüleceğine dair önemli bir mesaj olduğunu düşünüyorum" şeklinde konuştu.
'İLK ADIM ÖZEL YASA OLMALIDIR'
Sürecin yasalaşma aşamasında öncelikle özel yasanın çıkarılması gerektiğini belirten Kaya, şöyle devam etti: "Silah bırakılması ve silah bırakılmadan sonraki süreç yasası dediğimiz bir çerçeve yasanın bir an önce getirilmesi lazım. Yani tamam silahı bırakıldı, ama bir an önce sonuç alınabilmesi için özellikle elinde silah bulunduranlar ve silah bırakanlar ile ilgili ne tür adımların atılacağına dair bir çerçeve yasaya ihtiyaç var. Zaten raporda da özel geçici bir yasa olarak ifade edilmişti. Dolayısıyla yapılması gereken ilk adımın bu olması gerekir. Ancak diğerleriyle ilgili de bir eylem planı çerçevesinde hangi kanunlarda ne tür adımlar atılması gerektiğini bugünden ortaya koymamız lazım ki parlamento bu konudaki en azından çalışma alanını kamuoyuyla paylaşmış olsun."
'BÖLGE ÜLKELERİ İÇ SORUNLARINI ÇÖZMELİDİR'
Ortadoğu'nun İsrail ve Amerika yayılmacı politikalarına kurban edilerek bir kaos ortamına sürüklenmeye çalışıldığına dikkat çeken Kaya şunları söyledi: "Geçmişte Irak'ta, ardından Suriye'de meydana gelen gelişmeleri gördüğümüz zaman; değişik etnik ve mezhepsel kimliklere sahiptir. İran'da da benzeri sonuçlar olabileceği ve bunun bizim de yaşadığımız coğrafyayı etkileyebileceğine dair endişelerimiz var. Burada özellikle bölge ülkelerine İran'a, Türkiye'ye, Suriye'ye, Irak'a büyük görevler düşüyor. Kendi sorunlarını çatışma ve şiddet kültüründen uzak bir şekilde mutlaka ve mutlaka başkalarını karıştırmadan çözebilme iradesini ortaya koyabilmeliler. Yoksa dediğim gibi emperyalistler halklar arasındaki sorunları, halklar arasındaki fay hatlarını her zaman tetikleyip, kendi emperyal emellerine uygun hale getirmeye çalışırlar. Buna hep beraber uyanık olmamız gerektiğini bir kez daha İfade etmek istiyorum."
MA / Ömer Güngör